Neden Tercihimiz Hollanda Oldu?

Bir önceki "yurtdışına taşınma kararı almanın duygusal yönü"nü anlattığım yazıda neden Avrupa'yı tercih ettiğimizden bahsetmiştim de "Neden Hollanda peki?" sorusunu bu yazıya bırakmıştım.

Bu süreçte eşime gelen iş teklifleri batı ve orta avrupa üzerinde yoğunlaşıyordu, en yüksek olasılıklı olan da hali hazırda bir Alman şirketinde çalıştığı için Almanya idi. Herkesin bizden beklentisi de bu yönde ağır basıyordu sanırım çünkü gidiyoruz dediğim de herkes Almanya'ya mı diye sordu :)

Amsterdam
İş fırsatları arasında Amsterdam, Berlin, Hamburg, Düsseldorf, Gdansk (Polonya) mevcuttu. Aralarında bir tercih yapmamız gerektiğinde Amsterdam ağır bastı :) Amsterdam hem bu şehirler içinde bizim en sevdiğimiz hem de en eğlenceli olanıydı.

Avrupa'da gezdiğimiz 30 şehir içinde bizim için Amsterdam hep liste başıydı. Böyle bir fırsat olunca ikimizde Amsterdam dedik. Tabi bu tercihi sadece şehre bakıp yapmadık bir sürü kriteri inceledik. Mesela Avrupa'da en adaletli hukuk sisteminin Hollanda'da olduğu ile ilgili araştırmalar vardı. Eğitim sistemleri Avrupa'daki en düzgün sistemlerden biriydi (Finlandiya var filan demeyin hemen, en düzgünü demedim, en düzgünlerinden biri dedim:)) ki geçen gün gördüğüm Avrupa IQ araştırmasında Finlandiya 103 ortalamayla birinci sırada iken Hollanda 102 ortlamayla ikinci sıraydı. Hatırı kalmasın Türkiye'den de bahsedeyim 88 ortalamaya sahip, sıralamadan bahsetmeye gerek yok bence :) Merak edenler için haber linki burada.

Ayrıca highly skilled migrant olarak bu ülkeye gelecekseniz %30 vergi indirim avantajınız nedeniyle maaşınızda daha yüksek olacaktır, Avrupa'nın herhangi başka bir ülkesindeki aynı pozisyon ve aynı brüt yıllık maaş teklifine göre maaşınızın ilk %30'luk kısmı için vergi indirimi alacaksınız ve net maaşınız daha yüksek olacaktır. Ehliyetiniz ilk 6 ay içinde hiç birşey yapmanıza gerek kalmadan Hollanda ehliyeti ile değiştirilecektir ki normalde ilk 6 aydan sonra ehliyetiniz geçerliliğini yitirir avrupada ve çoğu ülkede. 

Ayrıca Amsterdam çok fazla start-up ve buna bağlı olarak da çok fazla expat barındıran bir şehir olduğu için burada ingilizce bilmeniz yeterli olacaktır. Dutch bilmeden de hayatınızı sürdürebilirsiniz. Hatta öyle ki ben dutch öğrenmek istediğim halde Amsterdam'da bunun zor olacağını söylüyor buradaki herkes. Çünkü siz konuşmak isteseniz de herkes ingilizce cevap veriyor :)

Eğlencesine gelirsek de 365 gün eğlenecek festival, etkinlik vs birşeyler bulabileceğiniz bir şehir. Mimarisi, dokusu, güzelliği de ayrı bir yana zaten. Tamam biraz yağmurlu kabul ediyorum ama o kanallar nasıl doluyor sanıyorsunuz :P  Gerçi biz geçen yıl da bu yıl da hala çok yağmur göremedik ama yağıyor diyorlarsa yağıyordur heralde :)

İlk kez turist olarak geldiğimizde arabayı park etmek için bir otopark bulmuştuk, o haftasonu da orada festival varmış, buna rağmen görevliye neden geldiğimizi söylediğimizde bize yardımcı olup arabayı oraya ücretsiz olarak park etmemize izin vermişti. O gün bugündür Dutch'ların yardımsever, konuşkan ve samimi olduklarını düşünüyorum ki henüz geldiğimden beri yanıltmadılar. İnşallah sonra da yanılmam, o kısmı yaşayıp göreceğiz artık :)

Bir de ne demişler içinden su geçen şehirler güzeldir, ee Amsterdam deniz seviyesinin bile altında tamamdır o zaman :)
Özet olarak ülkeyi imkanları nedeniyle, şehri de eğlencesi ve güzelliği nedeniyle sevdik gitti :)


Yorumlar

  1. Öncelikle buradan yorum yaparak tebrik etmek ve hayırlı olsun demek nasip oldu :) Çok güzel bir karar verdiniz bence öncelikle. Ben de istanbuldan bezmiş ve gitmek için gün sayan biri olarak böyle her şeyi geride bırakıp yeni hayat kuranlara imrenerek bakıyorum. Allah hakkınızda hayırlısını versin. Amsterdam turist olarak gezdiğimde gerçekten çok sevdiğim ve Eskişehir'e benzetmemden dolayı biraz duygusal yaklaştığım bir şehirdi, eminim yaşamak da güzel olacaktır. Kimbilir belki bir gün tekrar gezmeye geldiğimde orada buluşuruz :) Bense tercihimi almanya'dan yana kullanıyorum, tabii ki eş durumundan ama umarım 2017'de hayatıma münih'te devam edebilirim diyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayy hadi inşallah ya, valla bütün kalbimle diliyorum en kısa zamanda Münih'te olmanı :* Almanya'da kaldığımız süre içinde Münih en sevdiğim şehirlerden biri olmuştu, hatta Almanya'da yaşacaksak Münih olsun diyordum. Güneyi daha sıcak, samimi ve güzel geliyor zaten Almanya'nın. Ama Münih en kendime yakın bulduğumdu sanırım. Severim Almanları da ya iyilerdir :D Zaten bu taraflara gelirseniz mutlaka bize bekleriz. Gerçi Almanya'ya yerleşince görüşürüz zaten bi tren bütün sorunları çözüyor burda sonuçta. İstanbul'da iki farklı yakada yaşarken görüşmek daha zor :D Çok teşekkür ederim tüm güzel dileklerin için canım :)

      Sil
  2. Merhaba epey zaman geçmiş ama yine de hayırlı olsun öncelikle :) Yazınızı bir solukta okudum; peki "highly skilled migrant" olduğumız nasıl kanıtlanıyor, ne yapmamız gerekiyor, örneğin doktor olarak neleri aşmamız gerekiyor bilgi verebilirseniz mutlu olurum sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :) Beyaz yakalı çalışanları kapsıyor, tabi %30 rullingten yararlanmak için 30 yaş altı master ve belli bir alt limitli maaşla bir firma ile anlaşma yapmış olmanız gerekiyor. 30 yaş üstü için bu maaş alt limiti daha da yüksek ama o zaman da tek şart bu oluyor. İşte diğer %30 şartları da var geldiğiniz yer vs gibi. Expatlara herhangi bir dil şartı yok ama doktorlar için bildiğim kadarıyla belli bir seviyede Dutch bilmeniz, sonrasında Tus benzeri bir sınava yeniden girip mesleki yeterliliği kanıtlamanız ve sonrasında bir hastane ile anlaşma yapmış olmanız gerekiyor ki oturma ve çalışma izni alabileseniz.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tüm Parti ve Kutlamalar İçin Kağıt Ponpon Yapımı

Hollanda İçin Oturum ve Çalışma Vizesi Başvuru Aşamaları - 2

Dutchlarla Türkler Arasındaki Kültürel Farklar - 1